Benim Hikayem

Merhaba, ben Ebru Döker

Yolculuğum, bir gün özel gereksinimli küçük bir kız çocuğunun bana bir avuç taş getirmesiyle başladı. Ona taşlarla resim yaparken, aslında kendi içimdeki çocuğa ve hayatın bana öğrettiklerine de dokunduğumu fark ettim.

Bu yolu bana bir çocuğun açtığını hissettiğim için, ben de yolculuğumu çocuklara hediye etmek istedim. Böylece gönüllü olarak onkoloji hastanesine gittim ve şifa arayan o küçük kalplerle bir araya geldikçe bu bağ daha da büyüdü.

Zamanla bu yolculuk taşlara yansıyan hikâyelere dönüştü. Her biri bir duygunun, bir anının, bir iyileşme halinin izini taşıyan çalışmalar yaptım; resimler çizdim, hikâyeler yazdım.

İnandığım bir şey var: Bana iyi gelen bir şey, başkasına da iyi gelebilir.

Bu yüzden üretimlerimi sadece kendime saklamayan, paylaşarak çoğaltan bir yolculuktayım. Çünkü bu dünyada olanın olmayana, bilenin bilmeyene karşı bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum.

Taştan Hikâyeler tam olarak bu niyetle doğdu:
Dokunmak, dönüştürmek ve birlikte iyileştirmek için.

Hikâyem

1977 yılında Mersin'de doğdum. Küçük yaşlardan itibaren sanata karşı güçlü bir bağ hissettim. Hayat beni farklı alanlara yönlendirse de içimdeki üretme isteği hiçbir zaman kaybolmadı.

Eğitimimi teknik ve işletme alanlarında tamamladım; iş hayatına ise çok genç yaşlarda adım attım. Yıllar boyunca bankacılıktan muhasebeye, farklı görev ve sorumluluklarda çalıştım.

2011 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nde görev almaya başladım. Kurum içinde etkinlik ve proje koordinasyonu yürütürken, bir yandan da beni ben yapan şeye — sanata — daha çok yöneldim. Bu süreçte katıldığım farkındalık ve kişisel gelişim çalışmaları, hem iç dünyamı derinleştirdi hem de üretimlerime bambaşka bir boyut kazandırdı.

Sanat benim için sadece üretmek değil; aynı zamanda iyileştirmek, dokunmak ve paylaşmak demek. Bu anlayışla yıllar boyunca hastanelerde, çocuk esirgeme kurumlarında ve dezavantajlı bireylerle gönüllü çalışmalar yürüttüm.

Projenin Doğuşu

"Taştan Hikayeler"

Taştan Hikâyeler, "çocuklara bir şey öğretmek" fikrinin aslında tek taraflı olmadığını fark ettiğim bir karşılaşmayla başladı. Çünkü bazen çocuklar, en saf hâlleriyle bize hayatın unuttuğumuz yönlerini hatırlatır.

Özel gereksinimli bir kız çocuğunun elinde bir avuç taşla bana gelmesi, bu farkındalığın ilk adımı oldu. O taşlar bir oyun değil, bir çağrı gibiydi. Ve o çağrı beni kendi içsel arayışımın ortasında yakaladı.

Taştan Hikâyeler böyle başladı: Bir çocuğun dokunuşuyla açılan, çocukların iç dünyasında anlam bulan bir yolculuk.

Yolculuğum

1977

Mersin'de Doğdum

Küçük yaşlardan itibaren sanata güçlü bir bağ hissettim. İçimdeki üretme isteği hiçbir zaman kaybolmadı.

2011

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi

Etkinlik ve proje koordinasyonu görevi üstlendim. Aynı dönemde farkındalık ve kişisel gelişim çalışmalarıyla sanat üretimlerime yeni bir boyut kattım.

2019

İlk Sergi — Taştan Hikayeler

Hastanede tedavi gören çocuklarla yürütülen sanat terapisi projesi "Taştan Hikayeler"in ilk sergisi gerçekleşti. Satışlardan elde edilen gelir çocuklara bağışlandı.

2020 – Günümüz

Mersin Yenişehir Belediyesi

Sosyal Etkinlikler ve Projeler Koordinatörü olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde eğitimime devam ediyorum.

Projeler & Üretimler

"12 Kadın" Kolektif Kitabı

12 kadın yazarın bir arada yer aldığı bu kolektif kitapta yazarlar arasında bulunuyorum.

İyilik Çemberi Derneği

Kurucusu olduğum ve başkanlığını yönettiğim dernek aracılığıyla toplumsal fayda üreten projeler geliştirmeyi sürdürüyorum.

Gönüllü Çalışmalar

Hastanelerde, çocuk esirgeme kurumlarında ve dezavantajlı bireylerle sanat terapisi çalışmaları yürüttüm.

Bazen küçük bir taş, kocaman bir hikâyeyi başlatabilir.

— Ebru Döker

Birlikte Bir Şey Üretelim

Hikâyeni saklama.
Belki de bir sonraki taş, seni anlatacak.